Home Page
22.05.2017
22.05.2017
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Spor ve Politika
Image

Spora politika karışması sadece siyasetçilerin müdahalesiyle ya da tribünden güncel politikaya dair ses çıkmasıyla olmaz. Politika bundan ibaret değildir. Politika, farklı kesimlerin eğilimlerini dikkate alarak bir kesimin çıkarlarlarını korumaya yönelik davranış belirlemektir. Zaten gelişmiş dünya sporla politikayı birbirinden ayırabilmek için mevcut hukuk düzeninin yanına spora özgü bir sistem kurma ihtiyacı hissetmiş. FİFA, UEFA ve TFF bu sistemin yasama, yürütme ve yargı ihtiyacını üstlenen kurumlar.

Şu an Türkiye'de yaşanan olaylar birçok kişi ve kurum için talihsiz gelişmeler oldu ancak en talihsizi kuşkusuz TFF'nin birkaç günlük deneyim sahibi yeni başkanı oldu.

Image

Düşünün ki size özel bir kanun yapmış, yetki vermişler. Göreviniz şike yapanları anında saptayıp sistem dışına çıkartmak ve cezalandırmak. Bunu yapamıyorsunuz çünkü elinizde bilgi ve belge yok. Çünkü TFF görevini yapmamış, işleri onun yerine polis yapıyor. TFF dedikoduları araştırmamış, soruşturmamış, kolluk güçlerini göreve çağırmamış; onlar bütün bunları resen yapıyorlar. Düşünün ki başkansınız ama hiçbir şeyden haberiniz yok; ne yapacağınızı bilemiyorsunuz. Sizin başında olduğunuz kurum parmağını kıpırdatmamış, ama şimdi sizden karar vermeniz isteniyor. Neye göre karar vereceğinizi bilemiyorsunuz, karar veremiyorsunuz. Savcıdan hazırlamakta olduğu iddianame hakkında bilgi istiyorsunuz, vermiyor. Sebep TFF'de de şüpheliler olması. Yani başında olduğunuz kuruma güvenilmiyor. Ne yapacaksınız? Birşey yapamıyorsunuz, yapamazsınız. Mecburen birşey yapmayacağınızı söylersiniz. Yani politika yaparsınız.

Bir de üstüne bir kulüp başkanından açıklama geldiğini düşünün: "Üfleyerek söndüremezsiniz."

Düşünün ki bu durumdasınız. Siz ne yapardınız? Başkalarını bilmem ama ben TFF başkanı olsam, hemen istifa eder, tüm federasyonun yenilenmesi kararı alırdım. Çünkü önce kendi kurumumun güvenilir olmasını sağlamak gerektiğini düşünürdüm. Çünkü o başkan söylediğinde haklı. O hakkını talep ediyor. Ortalığın temizlenmesi onun hakkı. Politika değil icraat bekliyor. "Bilmiyorum ki, bana birşey söylemiyorlar, kurumuma güvenmiyorlar" diye bir mazeret öne sürüp, hakkını ve görevini yapmanı isteyene "Üzüldüm, kızdım, höt!" falan diyemezsiniz. Hele ki size işinizi yapmayı hatırlatan birini "Seni disipline yollarım ha!" diye tehdit etmeye kalkarsanız zaten bulunduğunuz makam için gereken asgari demokratlık niteliklerine sahip olmadığınız da ortaya çıkar ve mevcudiyet temeliniz kalmaz.

Böyle bir durumla karşı karşıya kalanlar politika yaparak bu işi sürdüremez. Çünkü başta dediğim gibi bu bir sistem. Çarkları birbirine bağlı ve çürük çarkı anında çıkarıp atacak hiyerarşiye sahip bir sistem. Sistemin TFF başkanından beklediği de İtalyan ya da Fransız futbol federasyonlarından farklı değil. Tek istediği sağlam bir çark. Nasıl yaparsan yap çarkı sağlam kıl. Kılamıyorsan politikaya değil istifaya sarılacaksın. Çünkü bir yerde "Bun yapamıyorum" diyen biri varsa, o yerde "Ben yaparım" diyen biri de vardır. Çarkın bir parçası olanlar sistemi tersine çevirmeye kalkarsa kırılır. Bu mekaniğin yasasıdır.

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.