Home Page
21.11.2018
21.11.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !



Rock’n Roll’da Hayat Var
AC-DC

Müzik dünyasının son 30 yılına baktığınızda sürekli değişim görürsünüz. Bu yeniliklere ve modalara uymadığınız taktirde ayakta kalmanız çok zordur. Hele ki 90’larda zuhur eden grunge ve alternatif akımları bir anda rock müziğin kimyasını bozması dikkate alınırsa. O günlerden sonra gitar solosu ve doğaçlama gibi anlayışlar rock müzikten kanun hükmünde kararname gibi çıktı, gitti. Sadece 90’lı yıllar değil, 70’lerden bu yana aynı tarzı koruyarak ayakta kalmak zor olmanın ötesinde imkânsız gibidir. Ancak bu kuralı bozan topluluklardan biri de AC/DC. 1973’den beri aynı müziği yapan grup, yeni çıkan “Black Ice” albümüyle ortalığı hâlâ sallayabiliyor.

AC/DC, 1978’de 5. stüdyo albümünü çıkardığında bir gazeteci, “Bu albümünüz bir öncekinin aynısı olmuş.” diye nazirede bulununca grubun cevabı şöyle olmuş; “Biz zaten 4 albümdür aynı şeyi yapıyoruz.”. Bunu bugün de sorsanız alacağınız cevap aynıdır. Üstelik onların yaptığı müzik tarzı 70’lerin anlayışından da eski 50’lerin rock’n roll’udur. Onlar Chuck Berry, Little Richard’ın rock’n roll’unu ve John Lee Hooker blues’ını 35 yıl boyunca değişen müzik tarzlarına ve modalara rağmen taşımanın ötesinde zirvedeki yerlerini de koruyabilmişlerdir. Öyle ki son albümleri “Black Ice” neredeyse can çekişen dünya müzik sanayinin de kurtarıcı can simidi olmuş durumda.

Yaş Ortalaması 56

Okul üniformasıyla grubun simgeleşen gitaristi Angus Young bugün 53 yaşında. Albümün ardından çıkacakları konser turnelerinde Chuck Berry’den miras gelen ördek yürüyüşü zıplamalarıyla gitar çalmakla kalmayıp, oradan oraya elektirik çarpmış gibi koşup, sırtüstü yerde sololarını atacak. Bu bir temenni değil çünkü 50’sine adım attığı günlerde verdiği konserlerde de kamera suratına yaklaştığı zaman yaşlandığını biraz anlıyorduk. Angus Young grubun en genci diyebiliriz. AC/DC’nin ritm gitaristi olan abi Malcolm Young 55, davulcu Phill Rud 54, basçı Cliff Williams 59 ve vokalist Brain Johnson ise tam tamına 61 yaşında. Kağıt kalemi elimize alıp bir kaba hesap yaparsak grubun yaş ortalaması 56 ama albümü dinlediğimizde ise yaş ortalamalarının en fazla 35 olduğunu göreceğiz. Birkaç yıl evvelki konser DVD’lerini izlediğimizde ise ortalama 17 ile 20 arasında gezindiğini hissedebiliriz.

Rock Adına Kaybedilenleri Tekrar Bizle Buluşturuyorlar

Bruce Springsteen albümlerinden aşina olduğumuz Brendan O’Brien’in prodüktörlüğünü üstlendiği “Black Ice” albümü oldukça doygunluk veren bir çalışma olmuş. Hem ismi hem de kapağı itibarıyla 1980’deki “Back In Black”i anımsatmasını albümü dinleyince keskin bir kanıya döndürüyorsunuz. Efsanevi ilk vokalleri Bon Scott’ın ölümünden sonra çıkan ilk Brain Johnsonlu albüm olan “Back In Black” tarihe yer etmiş bir çalışmaydı, AC/DC yeni çıkan “Black Ice”da o günlerin etkisini taklit etmeden yakalamış. “Back In Black” Bon Scott’a ithaf ettikleri bir albümdü, “Black Ice”da ise ona saygılarının abidesi olmuş diyebiliriz. Brain Johnson’un vokali bazı parçalarda Scott’ı hatırlatır gibi oluyor. Ancak bunun bir taklitten çok Scott’ın vokalindeki blues tavrının yansımasının özümsenmesi olduğunu anlıyoruz. Albümde parçalar çok fazla uzatılmamış ama sololar ve işlemeler yoğun keyfi elde etmemizi sağlıyor. Angus gitarıyla rock adına kaybedilen ne varsa hiç kimseye kulak asmadan yeniden bizlere kazandırıyor. Bizi tek düşündüren Angus’un 50’inden sonra bu parçaları konserlerinde nasıl yorumlayacağı. Ama sonuçta bu rock’n roll anlaşılmaz bir enerji ve ruh işi. Bakınız hem AC/DC hem de bu türün ustası Chuck Berry 80’inin ötesinde sahnelerde değil mi?

“Rock’n Roll Train” ile açılan albüm bizlere hemen “doğru yerdeyiz” dedirtiyor. “She Likes Rock’n Roll”da Cliff Williams’ın alameti farikası denilebilecek bir bas tınısıyla çok özel bir funky yapı yakalanmış. Gene Wiliams’ın bas tınılarına kulak kabartmamanın imkânsız olduğu “War Machine” parçasında nakarat etkili gitar rifflerinin bir sinyale dönüşmesiyle ilginç bir hava yakalanıyor. Gitar solosunun akışkanlığı ile parçanın nasıl tepe noktalara taşınabileceğini gösteren “Decibel”, solo fakiri yeni gitaristlere özlü bir ders niteliğinde.

35 Yıldır Okul Üniformalı

15 yaşında okuldan koşarak AC/DC provalarına gelen Angus Young’ın okul forması bugüne kadar üzerinden çıkmadı. Kızkardeşi’nin verdiği fikirle bir sahne kostümü haline gelen okul forması artık AC/DC ve Angus’la özdeşleşmiş durumda. Britanya’dan Avusturalya’ya göçen işçi sınıfı kökenli İskoç’larin kurduğu grup, yaptığı rock’n roll tarzını kimi zaman hard rock kimi zamanda heavy metal kategorisine taşıyarak sürdürüyorlar. Yaşlarına rağmen bu işi sürdürmelerine gelince, etraftaki yaygın kanı bir anda çürüyor. Yaygın imajın aksine AC/DC elemanları sade bir yaşam ve sürekli bir çalışmayla bunu başarıyorlar.

 

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.