Home Page
21.11.2018
21.11.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !



Koko Taylor’un Ardından
Koko Taylor’un Ardından

Blues müziğinin en önemli kadın seslerinden biri olan Koko Taylor’ı 3 Haziran’da 80 yaşında yitirdik. O tarzının en değişik sesine sahip bir müzisyendi. Koko Taylor’ı hiç tanımıyor ve ilk kez dinliyor olun, sadece bir şarkısıyla bile sizi sarıp, kavramakla kalmaz, o zorlu hayatını da sesiyle özetler.

Blues müziğinde kadınları daha bir ayrıcalıklı bulurum. Ezilmiş siyahilerin hüznünü yansıtan blues’da onlar belki de kadın olmalarından dolayı bir kat daha hüznü barındırabiliyorlar. “Ezilmişlik” ve “hüzün” laflarıma bakıp, boş acı edebiyatı yapıp “yandım anam” misali ciyakladıkları sanılmasın sakın. Blues’da kadınlar acılarını hüzünlerini fark ettirmeden sunarlar. Dimdik duruşları, acılara alaycı gülümseyişleri onlara bilge bir tavır da getirir. Bütün bu özellikler Koko Taylor’da da olmazsa olmazlardandır. Ancak Taylor, sunduğu ses rengiyle de ayrıcalıklı bir yere sahiptir.

Şimdilerin 80’lik blues abidesi Koko Taylor’ın çocukluğu , genç kızlığı fakirlik içinde geçmişti. Okula gidemiyordu. Belki de okul denilen şeyden bile haberdar değildi. Onun tek okulu kilise korosuydu. Orada bulunma sebebi de müziğini geliştirmekten çok, sıcak bir çorba ve de bir dilim ekmek içindi.

Koko Taylor 11 yaşında pamuk tarlalarında ırgatlık yapan babasını kaybedince hayatın yükünü üzerine almak zorunda kaldı. Annesini daha 4 yaşındayken yitirmişti ve geride bakmak zorunda olduğu 4 kardeşi vardı. Hayatın o ağır yükü çelimsiz bu küçük siyahi kızın omuzlarına biniverdi. Kardeşlerine bakabilmek için çalıştı. 20 yaşına geldiğinde ise bir kamyon şöförü ile birlikte Chicago’ya gidecekti. Kendisinden 12 yaş büyük olan kamyon şöförü Robert “Pops” Taylor’la evlendi. Günlüğü 5 dolardan zenginlerin evlerine gidip temizlikçilik yapıyordu.

Zor şartlarda geçen yılların ardından bir gün büyük blues bestecisi Willie Dixon Koko’yu fark edecekti. Onun sesinin keşfedildiği anda ise Koko 30 yaşına gelmişti. İşte Dixon’ın onu keşfettiği 1963’den sonra da bizler Koko Taylor’ın sesi ve yorumuyla tanışabilecektik.

Koko Taylor’ın gırtlaktan hançeri bir çıkışla içe işleyen ve kimseyi ilgisiz bırakmayacak bir sese sahipti. Kimi zaman aynı dönemin sert ve kurt ulumasını andıran sesiyle Howlin Wolf’un kadın hali bile denildi onun için. Hatta bu benzetme yüzünden büyük blues sanatçısı Howlin Wolf’un “Madem öyle buyursun o çelimsiz kız okusun” deyip, sahneyi terk ettiği bile rivayet olunur. Her ne gibi rivayet mevcutsa da hem Howlin Wolf’un hem de Koko Taylor’ın yeri ayrıdır. Bir zaman sert ve hançerden çıkan bir haykırışla erkek sesini andıran Koko Taylor vokali şarkının bir başka yerinde en kadınsı duyguları bir kadife yumuşaklığında bize sunar.

Yazıyla Koko Taylor’ı anlatmak kuru bir biyografiden öteye gitmez. Onun sesini ve blues içindeki yerini anlatmak ise yavan kalır. Bu büyük sesi bir an evvel dinlemek gerekir. İşte o ses bize çok seyi anlatacaktır.

 

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.