Home Page
12.11.2018
13.11.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Yanlışlar
İzzeddin Çalışlar

“Medyalar çoğalıyor, bilgiye erişim artıyor ve ucuzluyor...” Bu lafı ne çok duyduk. Giderek de ne büyük martaval olduğunu öğreniyoruz. Lafın doğrusu, “Medyalar arttıkça, bilgi erişimi hızlandıkça hatalar ve yanlışlar da artıyor ve doğru bilgiyi bulmak zorlaşıyor,” olmalı.

Wikipedia’yı Britannica yerine koyan internet gençliği, copy/paste yöntemiyle kolay ve ucuz eriştiği yanlışları çogaltıyor ve öylesine hızlı yayıyor ki, neyin doğru neyin yanlış olduğunu saptamak bile güçleşiyor. Üstelik yanlış yapma sorumluluğu da ortadan kalkıyor. “İnternette öyle yazıyor...” Bu bir mazeret. Yazan yanlışsa sorumlusu yok. Wikipedia Şah rıza Pehlevi’yle babasının hayat öykülerini karıştırmış, birinin doğum tarihini diğerine yazmış. Artık bu kimsenin suçu olamaz. Yanlış bilgi doğru kabul edilecek...

Akbank’ın kredi kartı Wings. Dünyaca ünlü bir kent rehberi dergisi olan Time Out ile anlaşmış. Bu işbirliğiyle web üzerinden kart sahiplerine satan etkinliklerini haber veriyor. Ne şahane bir hizmet değil mi? Önce okuyun, sonra karar verin... “İspanyol paça pantolonlar, geniş yaka gömlekler ve rüzgarda dağılmış havası yaratan sarı dalgalı saçlar. Efsanevi pop gurubu Abba’dan bahsediyoruz. ‘Chiquitita’, ‘Dancing Queen’, ‘Voulez Vous’, ‘Take A Chance On Me’, ‘The Winner Takes It All’ parçalarıyla dans etmeye hazır mısınız? Gurup dünya turnesi kapsamında en hit şarkılarını söylemek için çok özel bir show’la geliyorlar.” Koskoca Time Out’un yazarı da editörü de bırakın metindeki Türkçe hatalarını, İstanbul’a gösteriye gelmekte olan Abba Gold’un ünlü grubu taklit eden bir müsamere topluluğu olduğunu bilmiyor. Göz göre göre yanlış bilgi veriyor. Oysa Abba Gold’un bütün ilanlarında, afişlerinde, sitelerinde bu şovun bir taklit olduğu yazıyor. Şimdi “Aman Allahım,dünyanın hiçbir yerinde bir daha konser vermeyeceğini bin kere açıklayan Abba, İstanbul’un çekiciliğine dayanamamış, geliyor!” diye oltaya gelenler, bilet alacak. Peki, bakacaklar ve gerçek Abba olmadığını görünce kime şikayet edecekler? Wings diyecek ki, “Bu bizim hatamız değil. Time Out’un hatası.” Abba hayranı olduğu için Adana’dan kalkıp gelecek olan delikanlının hakkını kim ödeyecek? O zavallı Zik Zak okumuyor ki, bu haberin dandik olduğunu bilsin... İnternete güvenmiş bir kere...

İzzeddin Çalışlar

Aynı kaynak geçenlerdeki muhteşem Leonard Cohen konseriyle ilgili de bir editoryal yazı hazırlamış. Leonard Cohen hakkında on bilgi notu içeriyor. Belli ki bunu hazırlayan da bir copy/paste mekanizması çalıştırmış. Eksik bilgi de yanlış demektir. Bilgi vermenin bir hiyerarşisi vardır. Önce yanlışlar: “Cohen toplama albümleriyle rahatça gündemde kalabiliyor.” Hangi toplama albümüymüş bunlar? Son çıkan konser albümü mü? Peki 1965’de çekilen belgeselden bahsediliyor da, U2’nun da katıldığı 2006 yapımı ‘I’m Your Man’den neden söz edilmiyor? Peki şu ne demektir açıklayabilen var mı: “10 parmağındaki 10 marifetle belgesellere konu, filmlere müzik, ilahlara ilah olan Cohen, 1986 yılında Miami Vice dizisinin ‘French Twist’ adlı bölümünde konuk oyunculuk yaptı. Hemen ardından gelen Jennifer Warnes'ın Cohen şarkılarından oluşan albümü ‘Famous Blue Raincoat’ ile, ABD'deki kariyerini tekrar sağlamlaştırmış oldu.” Ne ilahlara ilah olunur, ne de başkasının albümüyle kariyer sağlamlaştırılır. Cohen’in ABD’de değil asıl Avrupa’da ün kazandığını bilmeyen de, bir zahmet onun hakkında yazmasın...

Yanlışlar silsilesi sadece elektronik medyada değil tabi. Asıl geniş medya bu işin erbabı. Özellikle altyazılarda bir cümle geçmiyor ki, Türkçe yazım hatası yapmasın. Özellikle milliyetçiliğiyle tanınan kesim, dilini doğru kullanmayı bu kavramın dışında görüyor olacak ki, ısrarla ayrı yazılması gereken ‘de’leri bitişik yazıyor. Özen buradan başlamadıkça, maddi hataların artması da kaçınılmaz oluyor. Word uygulaması başta olmak üzere yazım yazılımları başka dilleri pekala düzeltirken, Türkçe’nin kurallarına yönelik nitelik kazanmadıkça da bu böyle gidecek gibi görünüyor. Çünkü kimsenin öğrenmeye niyeti olmadığı çoktan anlaşıldı. Yanlış yapmanın o kadar çok boyutu var ki, tüm ülkenin gözünün üstünde olduğu merkezi sınavlarda sorulan sorularda bile yanlışsız bir yıl geçiremiyoruz.

Büyüklerimiz Anayasa’ya takılmadan geçecek yasa yapamazken, yanlışsız metin yazılmasını beklemek bir rüya gibi gelebilir. İrisi ufağıyla tüm yanlışlar bir sorumluluk konusu olmadıkça da bu böyle gider. Galiba atılması gereken ilk adım, yanlış yapmamaya çalışmak değil, her yanlışa bir sorumluluk yüklemek. “Hata ve unutma mukadderdir,” deyip geçtikçe sonuç almanın imkanı yok. Bütün suçu da yeniyetme medya yazarlarına yüklememek lazım. Duayenler arasında bile ısrarla Türkçe’de varolmayan noktalama işaretleri kullananlar varken, (Sözüm nokta ya da üç nokta yerine iki nokta kullanan değerli yazar Hıncal Uluç’a!) yanlışsız bir yazı dünyası beklemek, tam dumansız hava ortamına kavuşmak kadar zor. Üstelik sigara içmenin cezası 69 TL’yken, yanlış yazmanın cezasının olmadığı şu bol yanlışlı ortamda...

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.