Home Page
21.01.2018
21.01.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Anadolu'nun Kayıp Şarkıları Bulundu
İzzeddin Çalışlar

Nezih Ünen’in yedi yıldır yapımı süren Anadolu'nun Kayıp Şarkıları soundtrack CD’si film vizyona girmeden önce müzikmarketlerde yerini aldı. “Yüzyıllık sessizlik sona eriyor!..” sloganıyla Mart ayında gösterime girecek olan film, çeşitli festivallerde izleyenlerin dilinden düşmezken, projenin ilk ürünü olan albümün çıkışı aylardır onu bekleyenleri sevindirdi. Ben ilk kez kendi ortaya çıkmadan böylesine efsaneleşen bir projeye tanık oluyorum. Filmi görme şansı bulmuş az kişiden biri olarak ben de o unutulmaz görüntüleri sinema perdesinde seyredeceğim günü heyecanla bekliyorum.

Film birtakım ilkler içeriyor. Müzikal belgesel olarak tanımlanabilecek olan projenin temel özelliği, Anadolu'nun ücra noktalarında provasız ve canlı kaydedilen otantik ses ve görüntülerin evrensel sound’larla düzenlenmiş olması. Nezih Ünen aynı başlık altında verdiği konserlerde de Anadolu’nun farklı kültürlerinden insanları, kaybolmuş şarkılarını özgün haliyle ekrandan yansıtıp, onlara canlı eşlik etmiş. Ne yazık ki o konserlerden birinde bulunmadım.

Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’nın gösteriminin yapıldığı Selanik, Cannes ve Berlin’de filme rastlayıp görenler arasında hayran kalmamış birine rastlamak mümkün değil. Nezih Ünen, projesiyle ilgili olarak “Bundan yaklaşık yüzyıl önce, teknolojik gelişmeler sonucu ses, kaydedilir, kopyalanabilir, taşınabilir ve satılabilir hale geldi. Plak endüstrisi kuruldu. Her kültür kendi şarkılarını, müziklerini seslerini kaydederek dünyaya yaydı. Kültürler kültürlere karıştı, evrimleşerek yeni kültürler oluşturdu. Dünyanın en eski yerleşim merkezlerinin, dolayısıyla uygarlıklarının mekanı Anadolu hariç. Neden mi? Belki biraz değerini bilmediğimizden, biraz da siyasi kaygılardan. Bizi ilgilendiren ise bu değerli mirasın yok olmasını ya da başkaları tarafından yağmalanmasını beklemeden harekete geçmek. Yıl 2010!.. Bu sessizlik sona eriyor. Kendi halkımızla birlikte bütün dünya bu yıl Anadolu'yu ve onun sesini duyacak,” derken herşeyi özetlemiş oluyor ama insan bu yapıt karşısında yine de iki çift laf etmek istiyor. Nitekim başkaları için de bu geçerli olduğundan, Cüneyt Özdemir “Çılgın bir fikir,” Can Dündar “Irkçı yorumları reddeden muhteşem bir gökkuşağı,” Teoman “Tek kelimeyle muhteşem,” Yılmaz Erdoğan da “Gerçek bir sanat eseri,” demeden edememiş.

Anadolu'nun Kayıp Şarkıları Bulundu

Albü̈mdeki şarkılar Mart ayında vizyona girecek olan filmin mü̈zikleri olsa da bazılarının düzenlemeleri filmdekinden farklı. Albümdeki 16 parça arasında farklı Türkçe diyalektleri dışında, Kürtçe, Osmanlıca, Arapça ve Farsça olanlar da var.

Benim gibi filmi görmüş olanlar için albümün ayrı bir anlamı var. Ama siz siz olun albümü dinledim diye filme gitmemezlik etmeyin. Filmden yansıyan büyü, kimi zaman güldüren kimi zaman hüzünlendiren ve bir buçuk saat boyunca dramatik bir filmin yarattığı bütün duygulanmaları kendi doğallığıyla aktaran, şimdiye kadar görmediğiniz türden bir şey… Özellikle “şey” diyorum, çünkü benim için bu ne bir belgesel, ne bir müzikal… Adını koymakta zorlandığım, başka bir ‘şey’. Filmi gördükten sonra arada sırada özleyeceğinizi bile iddia edebilirim. O yüzden DVD’sini de kaçırmamak gerek. Bu projeyi neden bu kadar açık övüyor olmamın sebebi ise tek değil:

İşte aklıma gelenler:

  • Anadolu’nun Kayıp Şarkıları’nı seyretmemiş olanlar, hiç bir zaman memleketlerini seyretmiş olanlar kadar iyi tanıdığını iddia edemez.
  • Yıllardır sözü edilen, Anadolu’nun zengin kültürü, mozayik vs. lafları ilk kez ete kemiğe bürünerek evrensel bir estetik içinde karşımıza çıkıyor.
  • Biraz araştırma yapınca, boş boş bakarak seyrettiklerimizin ardındaki binlerce yıllık birikimi kazıdığımızda 870.575 Km. karelik, koskoca bir açıkhava müzesinde yaşadığımızı fark ettiriyor. Kürt dansına Sümer, Alevi semahına rock karışınca, insan afallıyor.
  • Anadolu’yu en ücra köşelerinden tanırken aslında oralarda yaşayanların ne kadar yakın, kendi şehrinizdeki komşularınızın ne kadar uzak olduğunu anlıyorsunuz.
  • Armoni ve evrensel müzikle birleşince dağdaki çobanın nasıl da Top 10 listeleri ayarında bir müzik duygusu olabildiğine şaşmamak elde değil.
  • Nezih Ünen, bu ülkenin kültürüne yapılabilecek en değerli katkılardan birini yaparak, “Ben müzikle ilgileniyorum,” diyen herkese yeni bir yol gösteriyor.
  • Anadolu hiç olmadığı kadar yücelirken, film İstanbul’u da toplayıcı, bütünleşterici ve vitrin olma özellikleriyle Anadolu’nun sözcüsü olarak konumlandırıyor -ki, hem metropolün hem taşranın bu bağlantıya çok ihtiyacı var.

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.