Home Page
22.07.2018
22.07.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Anayasa Nece Yazılır?
İzzeddin Çalışlar

Anayasa hakkındaki tartışmalar çok boyutlu olarak sürerken, değişiklik teklifini okuduğumda dil sorunlarının da ayrı bir tartışma penceresi açabileceğini gördüm. TC anayasalarının hepsinde bariz dil sorunu vardır. Acaba yeni teklif bu yönde bir özen göstermiş mi? Tabii ki hayır. Birkaç örnek vereyim:

MADDE 10 – Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür.

Teklifte 10. maddenin bu bölümünde herhangi bir değişiklik talebi yok. Oysa cümlenin başındaki “Herkes” sözcüğünden sonra virgül olmaması gerekir. Sebebi yazım kılavuzlarında yazar. Aynı cümledeki “renk” terimi, bir önceki “ırk” teriminin edebi karşılığıdır. İnsanların rengi olmaz. Türkçe’de zencilere Amerika’daki gibi “renkli” denmez. Ten rengi farklılıkları sadece ırklara bağlı olabileceğinden anayasa metninde “renk” sözcüğünün kullanılması demode, gereksiz ve yanlıştır.

Siyaseti düşünceyle, felsefeyi ise inançla bağdaştırarak tamlama yapmak da ayrı bir tutarsızlık barındırıyor. Bir fikir siyasiyse düşünce, felsefiyse inanç olabilir mi? Kaldı ki felsefenin disiplini düşünce silsilelerine dayanırken, inanç ise bir duyguyken…

İzzeddin Çalışlar - Anayasa Nece Yazılır?

Aynı cümlede “ayrım” ve “ayırım” sözcükleri de karıştırılmış. “Ayırım” bir tıp ve yayıncılık terimi. Burada kullanılması gereken sözcük “ayrım” ya da “fark” olmalıydı.

Çoğul eklerinin kullanımı konusundaki ilkelerin gözardı edildiğinin bir örneğine de burada rastlıyoruz: “Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir” deniyor. Dilimizde çoğul eki kullanan çoğullamalarda sadece son sözcük çoğul eki alır. Doğrusu “Kadın ve erkekler eşit haklara sahiptir” olmalıydı. Kaldı ki bir önceki cümlede cinsiyet ayrımı yapılmadığı yazılmış. Tekrar kadın ve erkek olarak iki cinsiyeti belirtmek, kendini kadın ya da erkek olarak görmeyenlerin eşit hak sahibi olamayacağını vurgular. Yani bu cümlenin metinde olmaması gerekir.

“Yaşama geçmek…” Türkçede var olmayan bir deyim, anayasa metninde yer alabiliyor. Bildiğim buna en yakın deyim “Hayata geçirmek”. Yani doğru anlatım “Devlet bu eşitlikleri hayata geçirmekle yükümlüdür” olmalı. Aradaki gereksiz kadın-erkek cümlesi yüzünden, metinden devletin sadece cinsiyet eşitliğini hayata geçirmekle yükümlü olduğu anlaşılıyor. İlk cümleyle son cümle arasında tutarsızlık doğuyor. Yükümlülük maddenin ilk cümlesini kapsamıyor.

Bu eski maddeye eklenmek istenen bir cümle var: “Bu maksatla alınacak tedbirler eş̧itlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz.” Hangi maksat? Yine kadın-erkek eşitliği. Demek ki diğer konularda eşitlik sağlayacak önlem alınırsa, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanabilir. Yani biri çıkıp da Hinduizm’e inanan vatandaşlarımıza ölülerini yakma hakkı isterse, devlet de bu yönde bir önlem alırsa, anayasaya göre eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanabilir. Böyle bir sorun çıkmaması için devlet sadece kadın-erkek eşitliğine yönelik önlem (nedense tedbir?) alabiliyor.

Bütün bunlar bir maddenin sadece ilk paragrafındakiler. Mevcut anayasa metni de, teklif edilen eklemeler de dilbilgisi, dil tutarlılığı, anlatım ve yazım hatalarıyla dolu. Ben de birçok kişi gibi bu metnin atılıp yerine yenisinin yazılmasını istiyorum; ama kimler, nasıl yazacak çok merak ediyorum. Oyumun rengini de söyleyeyim mi? Boykotçuyum.

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.