Home Page
19.11.2018
20.11.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Rumdan Baklava Dersi
İzzeddin Çalışlar

Dünyanın çeşitli televizyonlarına sayısız belgesel yapan ve çalışmaları, çeşitli film ve televizyon festivallerinde çok sayıda ödül olan Yunan kökenli bir Fransız yönetmen Angelos Abazoglou’nun Douceurs d’Orient (Tatlı Dünyası) adlı filmi (gala gösterimi bir kokteyl eşliğinde, 23 Eylül Perşembe akşamı saat 19:30’da Taksim, Fransız Kültür Merkezi’nde) her ne kadar baklavayı konu alıyorsa da, bir komplekssizlik dersinetiliği de taşıyor.

İlk özelliği bir Türk-Yunan ortak yapımı olması. Yakın tarih boyunca Türk, Yunan ve baklava sözcüklerinin birarada kullanıldığı tek ortam senin/benim kavgası ve bir tatlıyı bile paylaşamama serzenişleri oldu. İki tarafın da milliyetçileri tatlıya bile milli forma giydirmeyi başardı ve felsefi olarak iki taraf da yenilgiyi kabul edip, Türk baklavası ve Yunan baklavası demeye başladı. Bu filmde baklavanın milliyeti yok.

Filmin ikinci özelliği varlık süreci içinde giderek resmileşen 2010 Ajansı’nın desteklediği bir proje olması. Demek ki baklava gibi bir milli duyarlılık nesnesinde bile rakibe güvenilebiliyormuş. Hayret ve takdire şayan bir gelişme. Yine de arada bir Angelos’un kulağına “Yoğurdumuzu, ayranımızı çaldınız; sakın baklavamızı da kendinize mal etmeyin” uyarısı fısıldayanlar olmuş tabii.

İzzeddin Çalışlar  - Rumdan Baklava Dersi

Filmin sinematografik özelliği ise alabildiğine Fransız bir tavır olan cinéma verité örneği olması. 16 yaşında Antep’te yaşayan bir baklavacı çırağının usta olma sevdasıyla İstanbul’a yaptığı yolculuk ekseninde baklavanın öyküsünü anlatıyor. Bu anlatım da son derece reel. Yönetmen hiçbiri oyuncu olmamasına rağmen Türklerin kameri karşısına geçince aktör kesilmesine şaşırmış durumda. Tesadüfen yeni bir sosyal vaka keşfediliyor olmasın? Kimbilir, belki de hayatımızda gerçekliği olmayan onca değer birikti ki, farkında olmadan da rol yapabiliyoruzdur artık.

Filmin bu alternatif sinemanın meraklısı seyirciler açısından özelliği ise Fransız ARTE, Arap El-Cezire, Yunan ERT, Macar Duna, İspanyol ve Portekiz Chello ve Japon NHK televizyonlarında gösterime girmesi kesinleşmesine, önümüzdeki aylarda on ayrı ülkenin televizyonlarında izlenecek olmasına karşın çekildiği Türkiye’den talep görmemiş olması. Galayı kaçıranların ne zaman nasıl izleyebilecekleri meçhul. Bundan aylar sonra gazetelere filmin dünya üzerindeki yankıları yansırsa belki o zaman bizim kanallar da ilgilenir. Malum merkez medyanın kanalları sadece RTÜK’ten ceza aldıkça mecburen TRT’den aldıkları ucuz belgeselleri yayımlıyor. TRT de ulvi misyonu gereği bir belgesel kanalı açtı ve aktüel kamera çekimleri yayımlıyor. Bu arada belgesel sinema yeni sinemanın tarihini yazmaya başladı, sayfaları dolduruyor. Douceurs d’Orient (Tatlı Dünyası) çok farklı bir film. Özellikle İstanbul’a realist yaklaşınca kameranın kaydettiklerine katılmamak elde değil.

Uluslararası bir çok projede imzası olan Angelos Abazoglou, ele aldığı konuları keskin bir bakışla değerlendirmesiyle tanınıyor. Anadolu’nun ücra bir köşesinde tatlıcılık mesleğiyle uğraşan ve usta olmayı kafaya koyan bir tatlı çırağının İstanbul’da usta oluş hikâyesi üzerinden baklavanın yapım sürecini, tatlı dünyasının emektarlarının işleriyle kurdukları derinlikli, etkileyici ilişkiyi anlatan filmin çekimleri Gaziantep’te başlayıp İstanbul’da tamamlanmış.

Üç aylıkken Atina’dan Paris’e yerleşen Kafkas kökenli, İstanbullu bir Rum ailesinin çocuğu olan Angelos Abazoglou’nun filmini zengin Türk kültürünü, tatlı dünyası üzerinden anlatmayı ve dünyaya tanıtmayı amaçlayan bir proje olarak değerlendiren 2010 AKB Ajansı da, tatlının ve anlam dünyasının İstanbul’un binlerce yıllık çok kültürlü yapısının ve farklı kültürlerle buluşmasının en derin sembollerinden biri olduğu düşüncesiyle yapıma destek verdiğini açıklamış. İçimden helal olsun demek geldi.

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.