Home Page
13.11.2018
13.11.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !



GAUDİ ve Barselona’nın Sembolü Eserleri
Ceylan Mutlu

Nisan 2011'de katıldığım bir karma sergi sayesinde, Barselona gibi tarihi bir sanat şehrinin her köşesine çok özel görsel değerler katan Antonio Gaudi'nin eserlerini yakından izleme şansını yakaladım. Gaudi'nin 100 yıl öncesinde yarattığı bu yapıtlar, bugünün sanat dünyasında bile yepyeni ve modern bir çizgi taşıyor. Mimarlık tarihçileri'nin çoğu Gaudi'yi Art Nouvea akımına soksa da, kabul gören diğer bir yaklaşım da; "sınıflandırılması güç, kendine has bir estetik özerklik" taşıdığıdır. Zamandan soyutlanmış bir özgünlükle, bizleri fantastik, egzotik ve büyüleyici bir dünyaya götürüyorlar. Olağanüstü etkileyici görüntüler ve unsurlar taşıyan bu mimari eserler ‘anda üretilmiş' hissi veriyor. Bu yapıtlar insan zihninin ve dehasının özgür bırakıldığında neler yaratabileceğini ve imgelem gücü ile neleri dönüştürülebileceğini yansıtıyorlar.

School of Architecture of Barcelona'nın rektörü profesör Elias Rogent Gaudi'yi mezun ederken, onun şaşırtıcı yaratıcılığı ve fikirleri karşısında "Bir dehayı mı yoksa budalayı mı mezun ediyoruz, bilmiyorum."demişti.Yapımını 1908'de mimar F.del Villar'dan devraldığı Sagra De Familia Klisesi'nin inşaatı halen devam ediyor. Gaudi'nin tasarımı olan birbiriyle girift birçok imge içeren bu muhteşem tasarımı görmek için dünyanın dört bir yanından milyonlarca insan akın ediyor.

artNeXTAntoni Gaudi Cornet 25 Haziran 1852'de İspanya'nın Katalunya bölgesindeki Reus şehrinde doğmuş. Babasının bir bakır ustası olması ve mimarlık eğitimi alana kadar onun yanında çalışması onun yaratıcı dehasında çok önemli bir alt yapı oluşturmuş. Eserlerinde yer alan unsurların bir-araya getiriliş biçiminde bu özelliğini izleyebiliyoruz. Örneğin, Casa Mila ‘La Pedrara', Casa Vicens, Palau Güell veya Güell Park'ın ve tüm eserlerinde görülen ilginç kapılar, bahçe duvarları ve balkon parmaklıklarındaki metal işçiliği gibi.

Barselona'nın 19. yy başlarında tekstil alanında gelişmeye başlamasıyla varlıklı bir burjuva kesimi oluşmuş, Barselona zenginleşerek, önemli bir "sanatsal etkinlikler merkezi" olmuştu. Bu dönem içinde henüz daha mesleğinin başındayken, Gaudi, Gotik Rasyonalizm'in temsilcilerinden Fransız mimar ve restoratör Eugene Viollet Le Duc (Eugene Emmanuel)'un etkisine girmeye başlamıştı. Violet le Duc : "Bir eseri restore etmek, onun bakımını yapmak, onarmak veya yeniden yapmak değil belki de hiç bir zaman olmadığı bütünsel bir hale geri getirmektir." diyordu.

Gaudi'nin "özerk" bir dünyası vardı ve orada yaşıyordu. Yırtık pırtık kıyafetlerle dolaşması ve sakalını griye boyaması nedeniyle "Dandy" lakabı takılmıştı. Koyu ve dindar bir Katalan milliyetçisiydi. Hiç evlenmedi. İspanyolca'dan başka bir dilin konuşulmasının yasak olduğu dönemde ısrarla Katalanca konuştuğu için bir süre hapse bile girdi. Ayrıca, ortaçağ gotiği'nin savunucusu İngiliz düşünürü John Ruskin ve "Arts and Crafts" hareketinin öncülerinden ressam William Morris'den çok etkilendi. Gaudi'nin "grift ve soyut imgeler" i Katalan Kültürünü yansıtmakla kalmaz, aynı zamanda Akdeniz kültürüne özgü simge ve unsurlar taşırlar.

Başlangıç dönemini ( 1883-1906) Barselona burjuva sınıfının verdiği işleri tasarlayarak geçiren Gaudi, dönemin sanat akımlarından soyutlanmış, kabul edilmesi ve anlaşılması zor, çağın kurallarına uymayan çok farklı tasarımlar yarattığı için olumsuz tepkiler almıştı. Onunla ilgili diğer bir söylenti de renk körü olduğu ve eserlerini yardımcısı Joseph Maria Jojol‘un yardımıyla yaptığıdır. Özel villalar, park alanları, apartmanlar alışılmışın çok dışında mimari özellik taşıyan kilise ve iç mimari tasarımları üretmiş olan Gaudi , Amerika'dan da siparişler almış, ancak yoğun çalışmaları nedeniyle gerçekleştirememiştir.

Gaudi'nin En önemli eserleri: " Casa Vicens" - "El Capricho" - " Pavilions of The Güell Estate" - "Theresan College Episcopal Park of Astorga" - " Güel Bodegas" - "Casa calvet" - "Casa Fıgueras "Bellesguard""Park Güell" -"Resaturation of Cathedral of Mallorca" - "Casa Batllo" - "Casa Mila "La Pedrera" - "Crypt of the Güell Industrial Village" - "Temple of the Sagrada Familia" Gaudi,'nin ölümü ise çok ani ve dramatik olmuştur. Sagrada Famillia projesini tamamlamaya çalışırken, 7 Temmuz 1926'da, bir tranvayın kendisine çarpması ile 74 yaşında öldü. Anlatılanlara göre, yırtık pırtık ve eski kıyafetler içindeki bu cesedi uzun süre kimse tanıyamamış ve gömülmeden önce tesadüfen farkedilip, cesedi morgdan alınarak Sagrada Famillia Kilisesi içindeki özel bir mezara gömülmüştür.

Gaudi'nin eserleri,sadece hayal gücünün nasıl gerçeğe dönüştürülebileceğini görmek için bile görülmeye değer olağanüstü güzel, fantastik ve özgün yapıtlar. Daha doğrusu Barselona'nın gezilmesi gereken en önemli kısmını GAUDİ'nin sıradışı mimari eserleri kaplıyor.

Sevgide ve sanatın güzelliklerinde kalmanız dileğiyle,

Ceylan Mutlu

 

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.