Home Page
23.07.2018
23.07.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Ütopya
Image


Madem ki olacak iş değil, neden olması isteniyor?
Madem yapılamayacak, neden girişiliyor?
Madem gerçekleşemeyecek, neden planlanıyor?

Bu soruların yanıtı ütopya kavramının varlık nedeni.Yanıt ise sorudan beklenmeyecek kadar basit. Çünkü insan düşlemeden yaşadığı görülmemiş.



Soruya biraz edebi yaklaşırsak, gerçeklikle yetinmeyen insanın rüyalarına ulaşma çabası diyebiliriz. Akılcı yaklaşım, "Hatırlananla görülen rüya eşdeğildir" diyerek buna itiraz eder. Pragmatik düşünürsek, "Ne var canım bunda? Hayalgücünü zenginleştirir" diyebiliriz. Tarihe bakarsak kafamız iyice karışır. Bir ütopya peşinde ne güneşler batmış, ne kaleler fethedilmiştir... Kanaatkar bir bakış açısıyla ise bir adım bile ilerleyemeyiz. Yetinmekle taban tabana zıttır çünkü ütopya... Rönesansla tavan yapıp, günümüzün tüketim toplumunda yeniden hortlaması da bu yüzdendir: Yetinmeyenlerin oyuncağı olması.

Image

De Sécudery'nin hayal ettiği 'Sevgi Ülkesi Haritası'ndaki gölün ismi 'İlgisizlik'tir. 'Tutku' adlı bir kaya da vardır orada. Calvino, haritanın en yalın biçiminin gözle görülemeyen seyahatleri çağrıştıranlar olduğunu söyler. Ütopya yoluna da haritasız çıkılmaz zaten. Uzaktadır o yer çünkü. Ölçülemeyen bir uzaklıkta. O yüzden, tarih boyu düşler insanın rehberi olmuştur. Kimi som altından bir şehir bulmaya yola çıkmış, kimi denizin sonunu bulmaya yelken açmıştır. Hep kendinde varolmayanın peşinde düşülmüş, sonuçta düşlenenle gerçek arasında hep bir fark ortaya çıkmıştır. Ne yıllarca uğranda kat edilen yollar sonrasında varılan şehir altından yapılmıştır, ne de Amerika kıtası denizin sonudur. Bu yüzden ister istemez "Düş, bir isteğin gerçekleşmesidir" diyen Freud'e hak vermek zorunda kalırız. Ve 'ütopya'nın 'keşke'yle neredeyse eşanlamlı olduğunu kabulleniriz.

Yerkürenin her noktasına ayak basıldığından beri, ütopya bir yer olmaktan çıktı. Ay'a ayak basılıp Mars'tan fotoğraflar geldiğinden beri, o uzayda da aranmıyor. Sonuçta ütopyadan bir yeri kastedenler, onu kendileri yaratmak zorunda. Ütopyaların pişip ağzımıza düşmeyeceği belli oldu. Bugün elimizde 'proje' diye bir başka sözcük var. Çok gerçekçi değilse de ona 'ütopik' deyip peşinden gitmiyoruz. Oysa, teknolojiyle, hukukla, sermaye birikimiyle, sanatla, zekayla ve şansla ortaya konan onca değer, kimilerinin projesiyken, kimileri için gerçekleşemez nitelikteydi.

Hayal bile edilemeyeni gerçekleştirenler olduğu sürece, ütopyalar varolacak. Çünkü onlar, büyük hayaller kuranlarca ütopya değil, proje olarak kalacak. Bir insan için erişilemez olan bir ev, yine insan olan bir başkası tarafından tasarlanacak. Birinin düşlerindeki para, diğerinin sadakası; biri için ideal yaşam tarzı, diğerinin hapishanesi olarak kalacak.

İnsanlar topluca meydanlarda "Barış, sevgi, adalet, eşitlik, refah istiyoruz" diye bağırdıkça, kimse onlara "Çok ütopiksiniz" demeyecek. Aksine "Size barış, sevgi, adalet, eşitlik, refah getireceğiz" diyecekler. Dünyada herşey değişirken, yönetenlerle yönetilenlerin aynı hedefi dile getirmeleriyle, o hedefe varılama durumu değişmiyor.

Demek ki, önümüzde iki yol var: Ya ütopyalarımıza sarılacağız, ya da onlara küseceğiz. Bu muhasebeden kimin kârlı çıkacağını kestirmek mümkün değil. Ama şöyle adamakıllı bir hayal kurabilmenin, o hayali sevip sahip çıkabilmenin, inandırıcı olmasa bile bir gün gerçekleşmesini beklemenin, kimseyi takmayıp ona uşmak için çaba göstermenin, dudakların kıvrımında yaratacağı gülümsemeye de paha biçilmez...

Peki, ya olmazsa? Olmazsa, olmasın. Boris Vian, uçuk öyküleri için "Bunların hepsi gerçektir, çünkü ben düşündüm bunları" demiş. Terazinin bir kefesine hiçbir hayali gerçekleşmemiş bir insan koyun. Diğer kefeye ise hiç hayal kurmamış birini. Hangisi ağırdır?

Bütün ütopyaların bileşkesi, kutsal kitaplarda vaad edilen cennettir. Cenneti bu dünyaya taşıma çabası ise ütopyacılık. Dünya üzerinde cennet yaratmaya çalışmak da sonuçsuz bile olsa, fena olmasa gerek...

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.