Home Page
23.01.2018
23.01.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !



Rock Treni İle Gezintiler

Rock müziğine ciddiyetle bakan ve bu tarzın ülkemizdeki serüveninden haberdar insanların Objektif’i bilmemesi imkânsızdır. Geçtiğimiz yılın yaz sonuna tekabül eden günlerde “Sokağın Sesi” isimli beşinci stüdyo albümünü çıkartan grup, hard rock çizgisindeki müziğine kattığı toplumcu gerçekçi çizgiyi daha ilerleterek sürdürebilmişti. 80’lerin sonunda müzikal hayatına Samsun’da başlayan Objektif’in kurucusu ve beyni olan Vecdi Yücalan ile 20 yılı kapsayan dostluğumuz bugünlerde bizi bir müzikal söyleşiye taşıdı. Geçen ay bize yapılan bir davet üzerine Galatasaray’da bulunan Attila İlhan Kültür Merkezi’nde bir söyleşi gerçekleştirmiştik. Bu söyleşinin diğerlerinden farkı Vecdi’nin gitarıyla Objektif parçalarını seslendirmesiydi ve bu da söyleşiyi müzikli hale getirecekti.

Rock Treni İle Gezintiler

Bu müzikal-söyleşi, Vecdi ile benim yıllar süren dostluğumuzun ve bir araya gelip politikadan, toplumsal yaşama ve tabi müziğe dair sohbetlerimizin bir yansımasıydı. Açıkçası bu planladığımız bir şey değildi. Öneri Attila İlhan Kültür Merkezi’nden Kubilay Gültekin’den gelmişti. Ogün en fazla 1,5 ya da bilemedin 2 saat sürebilecek söyleşi, 5 saate yakın bir zamana yayılarak rekora doğru gitmişti. “Yahu biz ne yaptık, daldık saati falan unuttuk…” diye hayıflanırken, bir ay sonra bir de baktık ki trenle Haydarpaşa üzerinden Afyon’a doğru gidiyoruz. Kısacası Kubilay, bizim o söyleşiyi bir başka kente taşımıştı.

Attila İlhan Kültür Merkezi’ni orada da görmek bizi memnun etti. Bu kültür merkezi adına layık olacak bir şekilde sanat ve kültür adına muazzam işler başarıyor. İstanbul’da Galatasaray’daki merkezinde gerçekleştirdikleri birinci yılını tamamlamadan on yıllık bir birikime dönüşmüştü… Ama bu merkezin Afyonkarahisar’da da gençlerin sanatta ve kültürde buluşma noktası olması beni ayrıca sevindirdi. Sadece Afyon mu?.. Ankara, İzmir, Eskişehir, Bursa ve daha nice yere aydınlanmanın ışığını götürüyor.

Afyon’un bir de Belediye Şehir Tiyatrosu var ki, başardıklarını sormayın gitsin. Onların yaptıklarını burada anlatırsam, “Kültür Başkenti” mavallarıyla oyalanan ucuz televole kenti İstanbul utanır. Ali Çakalgöz yönetimindeki bu tiyatro şehir insanını tiyatroya çekmeyi ve salonu tıklım tıklım doldurmayı başarmış. Nufusu İstanbul’a göre ne kadar az olduğunu bildiğiniz ya da tahmin edebileceğiniz bu kentin tiyatrosuna zaman içinde 20 bin kişiyi çekebilmeyi fena halde hedeflemişler. İşte o tiyatronun sahnesini de bizim müzikli söyleşimiz için açtılar.

Vecdi ile birlikte sahneye davet edildiğimizde salonun tıklım, tıklımdı ve o insanlarla çok şey paylaştık. Afyon’daki etkinliğimiz ilkine göre biraz daha moda terimiyle performansa doğru yöneliyordu. İstanbul’a dönerken bunu daha da ilerletip, çizgi animasyonlar da kullanmaya karar verdik. Eh biraz da bu yolculuğu trenle yapmamızın da bu fikirlerin gelişmesinde payı vardı hani…O nefret ettiğim otobüs yolculuğuna muhteşem alternatif oluşturan iki nakliye yöntemi vardır: uçak ve tren. Uçak sadece çabuk ulaşmanızı sağlar, başka da bir mahareti yoktur. Buna bir de maliyet ve yükseklik korkusu eklenmesi de cabasıdır. Ancak tren başkadır. Bu arada deniz yolculuğu da vardır ama “üç tarafı denizlerle çevrili” ve büyük bir yarımada olan ülkemizde denizciliğe bu kadar az önem verilmesini anlamak mümkün değildir. Tren yolculuğu, otobüsün sıkıcılığına ve uçağın soğukluğuna rağmen bir zevktir. Hele bir de lokantası varsa değme keyfine. Bizim de öyle oldu, rakı ve mezelerimizi yudumlayarak gittik ve döndük. O trenin sesi ve sallantısı bize eski blues kumpanyalarını hatırlatmış olacak ki, dönerken heyecanla bu etkinliklere devama karar verdik. Tabi bunun için de müzikli söyleşiyi bir gösteri havası da katarak daha da yeni öğeler katacağız. Çizgili animasyonlar bunun ilk başlangıcı olarak planladıklarımızdan biri.

 

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.