Home Page
26.04.2018
26.04.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !



Modern Sanat : Sanatta Yenileşme veya Farklılık Yaratma Çabası

Ceylan MutluSanatta modernizmin temelleri, Ressamların doğa taklitçiliğini bırakmalarıyla atıldı. Sanat tarihçilerine göre, Modern Sanat 1880'lerde izlenimciler (empresyonistler)’le başlayarak1960-70'lere kadar devam etmiştir. Sanat eleştirmeni Clement Greenberg de 1960'ta yazdığı "Modernist resim" adlı makalesinde modernizmin özünün, disiplinlerin kendilerine has yöntemlerini, disiplinin kendisini eleştirmek için kullanmak olduğunu; bundaki amacın da o disiplini geliştirmek ve önemini artırmak olduğunu söylüyordu. Immanuel Kant, ilk modern filozof olarak kabul edildi. Çünkü, felsefeyi daha fazla bilgi edinmek için değil, bilginin nasıl nasıl oluştuğunu bulmak için kullandı. Ressam Manet, Kant’ın felsefesini resimde uyguladı. Manet ve empresyonistler, resim yaparken boya, tuval vb. malzemeleri özelliklerine önem vererek ve ön plana çıkararak kullanıyorlardı. Cezanne gördüklerini resim yüzeyine göre tekrar kurguluyor, yeniden düzenliyordu. Doğa taklidi yavaş yavaş terkediliyor, görünenin aynısını anlatmak ikinci planda kalıyordu. Modern resimde hedeflenen yol, içerikten arınmış düz ve yüzeysel boyanmış tuvallerdi. Heykel akımı olarak başlayan Minimalizmin Modern Resim sanatına etkisi çoktu.

artNeXTSanat Tarihindeki bu Modern Sanat Dönemi’, insanların yaşadığı bilinç değişiminden kaynaklanan değer yargıları, bakış açısı ve yaşam biçiminde yaşanan değişiklikler için yapılan bir tanımlamaydı. Bütün bu fikir ve bakış açılarının birbirlerine karşıtlıkları ve farklılıkları vardı.Ayrıca her dönemde bir ‘Modernizm’ olduğunu unutmamalıyız. Ortaçağdan günümüze gelinceye kadar belli ekollere öncülük etmiş ünlü sanatçıların çoğu kendilerinden önce geleni temsil ettikleri halde kendi çağlarının ‘modern’i olarak kabul edildiler. Örneğin, Leonardo da Vinchi, Goya, Cezanne, Picasso, Dali, Andy Warholl, Jackson Pollock kendi dönemlerinin modern sanatçılarıydı. Çünkü onlar alışılmışın dışında farklı bir şeyler yapmayı denediler, kuralları yıktılar. Kurulu, benimsenmiş sanatsal değerleri, disiplinleri ve kriterleri sorgulayarak, geleneklerin dışına çıkarak veya hiçe sayarak kendi inançları doğrultusunda eserler üretmeye yöneldiler.

Batıda yaşanan, klasik anlayışın dışına çıkma, modernleşme süreci içindeki en belirgin sanat akımlarını kısaca şöyle sıralayabiliriz.

1) Sembolizm - 1880 - 1900'ların başı
2) Empresyonizm (İzlenimcilik) - 1886 - 1906
3) Dışavurumculuk|Ekspresyonizm (Dışavurumculuk) - 1890 – 1939
4) Fauvism - 1898 – 1906
5) Kübizm - 1908 – 1939 - Fütürizm - 1909 - 1939
6) Süprematizm - 1915 - 1920'ler - Dada - 1916 – 1923 - Bauhaus - 1919 - 1933
7) Konstrüktivizm - 1920'ler ve sonrası ve Sürrealizm - 1922 - 1939

II. Dünya savaşı sonrası ise,…

1) Abstraction-Création - 1931-1936 - Sosyalist realizm - 1930 - 1950
2) Soyut dışavurumculuk - 1945 ve sonrası - Aksiyon resmi ('Action Painting') - Renk alanı resmi ('Color Field Painting')
3) 1950’lerde Neo-dada - Pop art
4) 1960’lar ve sonrası Minimalizm – Kavramsal sanat - Performans sanatı - Fotogerçekçilik olarak devam eder.

Her dönemde farklı ülke ve toplumlarda, bu akımlara paralel veya karşıt yaklaşımlar ve oluşumlar gözlenmiştir. Teknoloji çağının getirdiği yeni yaşam koşulları ile birlikte, resmin dili de diğer sanat dallarında olduğu gibi değişmiştir. Ayrıca, güncel yaşam koşullarının içinde koşturup duran ürettiklerini paylaşabileceği maddi manevi değerler arayan birçok sanatçı farklı algılanabilme ve beğenilme adına yenileşme/modernleşme tutkusu içindedir.

Ancak, sanatçı bir eser üretirken, toplumsal yapı içinde var olan değer yargıları, bakış açıları ve kültürel alt yapı, evrensel değerlere göre güncel ve çağdaş olarak kabul edilen yenilikleri veya modernleşmeyi, toplumun kendi bünyesi içinde yarattığı doğal ortama göre gerçekleştirebilir. Sn. Turan Erol hocamızın dediği gibi., ‘‘tarihsel süreçler yolu açmamışsa, bir sanatçı ‘ben artık modern olacağım’ diyerek modern olamaz.’’

Geçtiğimiz günlerde sanat adına acı bir olay yaşandı. Sanatın birleştirici yanını, barışçı bir dünya yaratmak amacıyla, mesaj vermek için kullanmak isteyen Pippa Bacca adında 33 yaşındaki İtalyan sanatçı Ocak ayında, Silvia Moro adlı arkadaşıyla beyaz gelinliklerini giyerek yola çıktılar. Saflık, temizlik ve barışı simgeleyen gelinlik savaşta dökülen kanlara tepkiydi. Yaşamın kendisini ise yolculuktu. Sanatçının zihnindeki bu sürrealist imgenin yaşama dönüşümü hiç de kolay değildi. Farklı ve Modern bir dille verilmeye çalışılan mesaj, karşısında farklı bir kültürel alt yapıya dayalı algılar ve değer yargılarıyla karşılaşınca yerine ulaşamadan ’’… huma kuşu gibi yükseklerden uçarak kayboldu.’’ (Turan Erol- rh+ sanart-2008 Mart)

Hangi dalda olursa olsun, sanatçının anlatmak istediği şeyi modernleşme ve farklılaşma adına anlaşılmaz hale getirmeden anlatması gerektiğini düşünüyorum. Verilmesi gerekeni yeni bir biçimde vermek anlaşılmaz olmasını gerektirmez. Yeniyi ve moderni toplum tarafından itici veya anlaşılamaz hale getiren şeyin onun sunumundan kaynaklandığı kanısındayım. Oysa insanlık her zaman yeniyi merak eder ve onun arkasından gitmek ister ki o da modern olandır.

Sanat toplumda her zaman yeni ve modern olanı en kolay açığa vuran ve tanımlayabilen bir güç unsurudur. Bu gücümüzün artmasını sağlayacak yeni sanatçılar ve nesiller sanatsal değerlerimizi ve kültürümüzü koruyarak yeni ve modern sanatımızın gelişimini sağlayacaklardır.

 

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.