Home Page
23.07.2018
23.07.2018
ORGANİZASYONLAR
WORKSHOPLAR
SÖZEL & GÖRSEL DESTEK
TASARIM / PROJE
Üyelik
facebook sayfamıza katılın !

Zik Zak


Aklın Adresi

Aklın yaşta olmadığını, ekseriye vücudumuzun kafa bölgesinde rastlandığını atalarımız belirlemiş. Halk arasında baş adı da verilen bu organımız ne kadar akla ikametgah etmekten sorumluysa da, şu kısa hayattaki tecrübelerim her kişide durumun böyle olmadığını kanıtlayacak kadar çok. Aklın da güneş gibi doğudan yükselebileceği olasılığını değerlendirerek, adresi bulmaya o tarafa yollandım.

Singapur'da ilk tanıştığım şahıs, Sir Stanford Ruffles. Kendisi bir heykel olarak yükseliyor önümde, arkasında dünyanın en yüksek gökdelenleriyle. İlk kez 1819'da bu adaya gelen Ruffles, jeo-ticari özelliğinden dolayı adayı bir liman olarak kullanmak üzere İngiliz Doğu Hint Şirketi adına kiralamış. Johor Sultanı ve Prens Tmenenoag parmak basmışlar kontrata "Eti senin, kemiği de senin olsun," diyerek... Küçücük Singapur'un kocaman zenginliği hem İngilizlerin, hem Japonların ağzını sulandırsa da Lee Kuan Yew'un çabalarıyla bağımsızlığını kazanmış ada, 1959'da. ‘Atasingapurlu’ sıfatını hakeden biri bu Lee Kuan Yew Bey. Cambridge mezunu bir işadamı olarak, ülkesini bir şirket gibi yönetmiş. Hiçbir şeyin otantik olmadığı, tarihsiz ve yerel kültürsüz bu ada-devlet, bütün değerlerini yapay olarak gerçekleştirmiş ve her yıl yedimilyon turistin ziyaret ettiği bir cennet yaratmış. Bugün Singapur, dünyanın en zengin, en güvenli, en medeni, en pahalı, en rahat, en sorunsuz ve kurallara uymamanın en ağır cezalandırıldığı yerlerinden biri. Sonuç: "Akıl yaşta değil, ileriyi gözlüksüz iyi görebilenlerdedir."

Image

Bangkok’da Jim Thompson'un evindeyim. O, Delaware'li bir mimar. İkinci Dünya Savaşı öncesinde Tayland'ın bağımsızlığı için Amerikan ordusunda savaşmış. Sonra da buraya yerleşmiş. Yörenin el sanatları ilgisini çekince, kendini ipek boyamacılığına vermiş. Bina mimarı olmasına rağmen, ünlü Tay ipek boyamacılığının da mimarı oluvermiş. Kendi sanatlarını nasıl geliştirip, pazarlayabileceklerini Tay halkına öğretmiş. Kendini Tayland'a adamış, 27 Mart 1967'de başına ne geldiği hiç bilinmeyecek şekilde Malezya ormanlarında kaybolmuş. Jim Thompson, bugün geliri kurduğu vakfa akan müzesinde, adını taşıyan ipek mağazaları zincirinde ve hayatını tekstilden kazanan milyonlarca Tayland'lının kalbinde yaşıyor. Ve bana şunu düşündürtüyor: "Akıl yaşta değil, iştedir."

Patpong batakhanelerindeyim. Buralardaki çıplak Tay kızları, cinsel uzvun bildiklerimiz dışında ne işlere yarayabileceğini gösteren şovlar yapıyorlar. Buz tutacağı, muz soyacağı, lastik pompası, pinpon topu kutusu ya da mutfak robotu olarak da kullanılabilirmiş meğer rahim. Kazandıkları parayı görünce, bir an "Akıl yaşta değil, oradadır," diye düşünecek oldum. Sonra hemen vazgeçtim bu ayıp düşünceden. Aklı bu batahanede aramanın akla ziyan olduğuna karar verdim.

Burma sınırı yakınlarında, vahşi orman içindeki Akha köyündeyim. İki gündür kah yürüyerek, kah fil üstünde, kah nehirde sallarla ilerleyerek ormanı arşınlıyorum. Akha köyü altı saz evden oluşuyor. Elektrik, su ve motor yok. Köyden çıkmaları yasak olan Laos'lu mültecilerin yaşadığı bir köy. Tek terkedebilenler çocuklar. Köydeki çocuklardan beş yaşın üstündeki onu okula gidiyor. Okul, yürüyerek üç saat mesafedeki Karen'de. Yol yok. Çocuklar sabahın kör saatlerinde peşpeşe dizilip, trekking yaparak okula gidiyorlar.

En önde, yolu en iyi bilen en büyük çocuk, en arkada hiçbir şey bilmeyen en küçük çocuk. En büyük, her gün altı saatlik yürüyüş boyunca, bütün gördüğü dersleri yüksek sesle diğerlerine anlatarak yürüdüğünü söylüyor. Hepsi onu dinliyorlar. Hergün tekrar ederek, defalarca, bıkmadan. Böylece en küçükler bile onun derslerine kulaktan aşina oluyorlar. En büyük, ayaklı okul sanki. Eğer ormanda başlarına birşey gelmeden hepsi yaşarsa, köyden kurtulup üniversiteye gidebilecekler. Dünyanın en çok yürümüş ve derslerini en çok tekrar etmiş öğrencileri olarak... "Ben de böyleydim," diyor rehberim. "Şimdi de en iyi bildiğim işten para kazanıyorum... ormanda yürüyerek ve yol bularak..." Ben de gülümsüyorum, "Akıl yaşta değil, en öndekindedir bazen," diyorum. Hiçbir şey anlamıyor.

Hong Kong. Bu devasa şehire aklın adresini aramaya gelmek pek mantıklı görünmedi. Adresler Çin alfabesiyle yazılı çünkü. Haliyle, akla dair bir sonuç çıkaramıyorum kısa Hong Kong gezisinden. King Kong'la soyadı benzerliği dışında bir de ebat benzerliği var buranın. Herşey büyük, insanlar hariç. Görmekle iyi ettim hissi konuyor içime, hepsi o kadar. Bir tesadüf rastlaşma düşündürüyor sadece. Çin'in Jiangsu kentinden Li Jipeng'i görüyorum. Birleşmiş Milletler Çevre Ödülü kazanan biri. Kömür madenlerinin çevreye olumsuz etkilerini bertaraf etme çalışmaları var. Li Jipeng, onüç yaşında kazanmış ödülü. Dolayısıyla aklın yaşta olmadığı iddiası doğruluk kazanıyor. Akıl bazen de küçük yaşta.

Sonunda buldum. Aklın adresi elimde artık. Hiç ummadığım bir anda, hiç ummadığım bir yerde çıkıverdi karşıma. Artık ümidi kesmiştim ama işte karşımda. Bali'nin Hint Okyanusu'na bakan plajında, aynı yere bakan bir plaj barındayız. Bir Güney Afrikalı, bir Amerikalı, bir İngiliz, biri müslüman biri hindu iki yerliyle birlikteyim. Hepimiz aynı kafadayız. Saatlerdir savaştan konuşuyoruz. Kırkına yaklaşmış kimse yok aramızda ama hepimiz bir savaş görmüşüz. Barış için sarfedilecek en etkili sözlerin savaşı anlatmak olduğunda hemfikiriz. Keselim diyoruz savaşı, kesiyoruz. Atlıyoruz bir başka dala, o dal da bizim dalımız. Aklın tercihli yolu bir. "Ben de aklı aramaya çıkmıştım," diyorum. "Tamam işte, buldun!" diyorlar. "Aklın adresi Bali'dir." Aklı alıyoruz ele. Hemfikir kalıyoruz bu küçük Birleşmiş Milletler konferansında ve ortak bir bildiriye imza atıyoruz. "Değiştiremeyeceğimiz şeylerle fazla uğraşmayıp, diğerlerinin üstüne gittikçe ve ikisi arasındaki farkı bildikçe, bir daha aklı aramaya yollara düşmeye gerek olmayacaktır." Gece ve okyanus aklımı alıyor başımdan, atıyorum kendimi dalgalara, "Free as a bird," şarkısı çıkıyor ağzımdan. Etrafımda gece yeşili renkli uçan balıklarla yüzüyorum. İlle de bir sonuç gerekiyorsa, "Akıl bazen, bazılarının uhdesindedir," Bazen aklı başında olmak da gerekmeyebilir. Örneğin ben, dönmüyor burada kalıyorum.

 
DİĞER YAZILAR

NEXUSartLine'da yayınlanan yazı, fotoğraf, karikatür, ilüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır.
İzinsiz alıntı yapılamaz.